“Anılarla ilgili komik olan şey, tam olarak güvenilemez olmasıdır. Ama yine de, sonunda elimizdeki tek gerçek odur.”
Son zamanlarda özlemini çektiğimiz “psikolojik,gizem,gerilim” türünün yeni örneği “Mindscape(Anna)”. Psikolojik,gerilim filmleri her zaman ses getiren ve izlenilen yapımlar olmuştur. Kuşkusuz izleyiciyi merak içinde bırakan ve sonuna kadar takip ettiren bu filmler diğerleri arasında bir adım önde. Sağlam bir senaryoyu güzel bir kurguyla süslemek böylesi bir filmi yaratmaya yeterli. Böylesi filmlerde esas koşul mantık hatalarını olabildiğince en aza indirgemektir. Bakalım “Mindscape” beklentileri karşılayabilecek mi?
“Jorge Dorado” kariyeri boyunca ikinci,üçüncü yardımcı yönetmen görevlerini üstlendikten, birçok kısa filmler çektikten sonra ilk uzun metrajlı filmi Mindscape ile beyaz perdede. Başrollerinde İngiliz aktör Mark Strong ve “American Horror Story” dizisinden tanıdık isim Taissa Farmiga yer alıyor. Vera Farmiga’nın kız kardeşi Taissa Farmiga umut vaad eden genç oyunculardan biri ve önümüzdeki yıllarda sinemanın aranan yüzlerinden birisi olursa şaşırmayın. Mark Strong için ayrı bir parantez açmakta fayda var sanırım. Böylesine mükemmel oyunculuk,sinema yüzü ile hak ettiği değeri maalesef yeterince bulamamış isimlerden birisi. Umarım bundan sonra daha fazla başrolde izleriz ve böylesi isimlerden mahrum kalmayız.
Mark Strong insanların hafızalarına girebilme yeteneği olan bir dedektifi canlandırıyor. Günlerdir yemek yemeyen genç bir kızın(Anna) zihnine girip anılarında sorunlarını gün yüzüne çıkartacaktır. Bu işlem sırasında ise John’u (Mark Strong) sırlarla dolu bir görev beklemektedir. Anna’nın asıl sorunlarını,ne derece gerçek olduğunu, anılarının ardında saklananları çözmek göründüğü kadar kolay olmayacaktır. Film boyunca ters köşelerle gizemi sonuna kadar hissediyorsunuz ve filmin seyredilerbilirliği kat kat artıyor.
Sıradışı bir konusu olmasına rağmen -insan hafızasına girip anılarını görmek- ssıradan bir olaymış hissi vererek başlıyor film. Karakterlerin tanıtımı ve dağılımı gayet basit ve yerinde olmuş. Filmde gizemi çözmek,asıl olayı isimlendirmek pek kolay değil. Birden fazla yan karakterlerle ve olay çeşitliliğiyle gizemini sonuna kadar koruyan filmimiz gayet başarılı kurgusuyla izleyeni sıkmadan filme bağlamasını başarıyor. Doğal olarak bu çeşitlilikte filmi kendimizce çözmeye çalışıyoruz. Ne derece tatmin edici bir final olmuş elbet tartışılır ama şunu söyleyebilirm ki son zamanlarda özlenilen ve farkı olan bir film “Mindscape”.
Anna karakterini ayrıca bahsetmek istiyorum. Bir karakter anca bu kadar iyi yazılabilir ve oynanabilirdi. Karakterin ruh hali ve tavrı sanki Taissa Farmiga için yazılmış. Taissa Farmiga’nın yüzündeki o mutsuz ergen,sorunlu ama akıllı tavır karakterin ikizi aynı zamanda. O yüzden oyuncu karakteri oynamamış,bütünlenmiş. Ayrıca filmdeki o yağmurlu, kararsız hava filmin türüne ve konusuna uygun olmuş. Bazı filmler çekilirken güneşe,buluta,yağmura ihtiyaç vardır. Ben bu fikri şiddetle destekliyorum. Böylesine gizem dolu psikolojik filmler kesinlikle bir sonbahar havasında çekilmelidir ve o havayı hissettirmelidir.
2013 yılının konu ve tür itibariyle farklı filmlerinden biri Mindscape. İlk yönetmenlik deneyimi olmasına rağmen cesur bir şekilde 2 popüler isimle böylesi bir senaryoyu kamera karşısına aldığı için Jorge Dorado’yu tebrik ediyorum. Umarım devamı gelir ve kendisini geçte olsa sinema severlere tanıtmmış olur. Psikolojik film severlerin mutlaka izlemesi gereken bir film.Belki beklenti doğrultusunda bir “Inception” , “Funny Games” havası bulamayabilirsiniz ama izleyiciyi fazla yormadan seyir zevki vererek kendini izlettiren ve bittiğinde pişman olmayacağınız bir filmle tanışmış olacaksınız.
İyi Seyirler…
Bu Eleştiriyi Paylaşın!