12

12
Zaman ilerledikçe jürideki insanlar, kullandıkları oyu neden o yönde kullandıklarına dair düşüncelerini etkileyen yaşantılarını dile getirmeye başlarlar; filmin çözülme noktasıdır ve de oldukça uzun tutulmuştur bu bölüm… Irkçılar neden bu yönde, karşı oy kullanan ise neden o yönde oy kullandığını, birbirlerine seslerini yükselterek, kavga ederek anlatmaya başlarlar. Çok acı hikayelerdir bunlar kuşkusuz, ancak “Bu yaşanılmış olanların tüm cezasını bu Çeçen çocuk mu çekmelidir?” sorusu, masanın ortasında can alıcı bir şekilde sürekli durmaktadır…

» Eleştirinin devamını okumak için...

Prensesin Uykusu

Prensesin Uykusu
Gerçek ve hayal dünyası arasında bir gezinti… Belki de her gün bizi hayallerimizden koparan, şiddetle yüzümüze çarpan, bizi bir senaryonun parçası olmaktan alıkoyan gerçek hayatımız… Bir çiçeğin yapraklarına hafifçe dokunup hissetmek ya da bir ağacın nefes alışını dinlemek… Var olanı hissetmek ve hissettirmek kendini sürüp giden hayatta… İz bırakmak… Kendini bırakıp işaretlerin sihrine, salınıvermek… Gülücükler saçarak, karmanın bumerangına inanmak…

» Eleştirinin devamını okumak için...

Oblivion

12
Oblivion dünyanın sonunun hikayesi… İnsanlar tarafından terk edilen dünyanın mevcut su kaynaklarının da değerlendirilerek taşınması planlanmıştır. Ancak bu sırada “istilacılar” tarafından bu su istasyonları saldırıya uğramaktadır. Bu saldırılardan istasyonların korunması gereklidir.

» Eleştirinin devamını okumak için...

Barbara ( Altın Koza 2012 )

12
Batı’daki sevgilisi Jörg, onu kaçırmayı planlamaktadır. Batının özgür ve rahat yaşamı ile taşraya sıkışmış insanların bir başarılı doktora olan gereksinimleri arasında kalan, vicdanı karakteri ve iyiliği sorgulanan bir doktor. Doğu Almanya’ nın Sosyalist sisteminin en uç araçları olan acımasız polis ve istihbarat elemanlarının yarattığı baskı…

» Eleştirinin devamını okumak için...

Diamond 13

12
Kirli politikacılar, kirlenmiş polis teşkilatı, kara para… Bildik hikayede polisiyede bir türlü dikiş tutturamayan bir Fransız sineması örneği… Bir türlü içine giremediğiniz karışık senaryosu ile de giderek izlenmesi zor bir hal alan Diamond 13; sabırlı Fransız sineması hayranlarını bile bunaltacak derecede başarısız… Ne desem; size izletmemek için izlemiş bulunduk…

» Eleştirinin devamını okumak için...

Recep İvedik 4

12
Uzun uzadıya anlatacak pek bir şey yok… O bir fenomen… Daha dördüncüsünün fragmanları ortada yokken konuşulmaya başlanmıştı bile. Sonra fragmanı ile zaten kıyamet koptu.
Bugün Türkiye’ nin hemen her salonunda üç beş kopya ile vizyona girme cesareti gösteren ve salonları tıka basa dolduran Recep İvedik fırtınası yeniden başlamış bulunuyor.

» Eleştirinin devamını okumak için...

İnanılmaz Örümcek Adam

12
İnanılmaz Örümcek Adam bir yaz sıcağı gününde, güneşten bunalıp, kendisini klimalı salonlardan birine atarak zamanını burada harcamak isteyenleri bile çileden çıkaracak kadar klişe bir hikaye, tama yakını tekrardan ibaret bir aksiyon mantığı ve özellikle türün hayranlarını bile şaşkına çeviren mantık hataları ile kanaatimce yılın en kötüsü…

» Eleştirinin devamını okumak için...

Ticking Clock

12
Film gerçek cinayet hikayeleri yazan bir gazeteci yazarın kendisinin de içine gireceği, girmek zorunda kalacağı bir olay gelişimi ile başlıyor. Neden Amerikan Sineması’nda kötü olaylar hep bu kendini içkiye veren, işini ailesine tercih eden adamların başına geldiğini sorgulamadan edemiyorsunuz. Mesela Mel Gibson’un polisiye filmlerinin yarısında ya boşanmış ya da boşanmak üzere olduğunu görürsünüz… Diğer ünlü polisiye oyuncularından bahsetmiyorum bile…

» Eleştirinin devamını okumak için...

Yenilmezler

12
“Yenilmezler” nerden bakarsanız bakın çok uzun zamandır izlediğim en doyurucu aksiyon filmi olmuş. Hemen hiç hatasız bir görsellik ve bu görselliği filmin sonuna kadar başarı ile taşıyan bir senaryo. Hikayede tüm kahramanlar filmin merkezine eşit mesafede tutularak “kahramanlığının” öne çıkması engellenmiş. Film ne bir Hulk, ne de bir Iron Man filmi. Film “yenilmezler” in filmi.

» Eleştirinin devamını okumak için...

Cennetimden Bakarken

12
“Yüzüklerin Efendisinin Yönetmeni Sunar” diye bir film reklamı duysanız aklınıza sanırım böyle naif bir film gelmezdi. Dev prodüksiyonların yönetmeni Peter Jackson yıllar sonra Alice Sebold’ un ünlü kitabını filme uyarlamaya karar verdiğinde herkes çok şaşırmıştı.

» Eleştirinin devamını okumak için...

“Bir bakıyorsun; hayatta yapamam dediğin şeyin başrolündesin.”

Kelebek Etkisi